Kan Hakkýnda Aradýðýnýz Herþey!   | Anasayfa  |  Reklam  |  Ýletiþim
Hotel & Otel
       Kan Gruplarý
       Nasýl Kan Verilir?
       Kimler Kan Verebilir?
       Kan Uyuþmazlýðý
       Kansýzlýk Sorunu
       Kalýtsal Kansýzlýk
       Kandaki Testler
       Kan Arama
       Kan Grubu Diyeti
       Kanserden Korunma
      Kan Grubu & Kiþilik          Týbbi Sözlük          Burçlara Göre Saðlýk          AIDS Nedir?          AIDS'in Belirtileri
            


   Tbb Szlk





Lütfen aradýðýnýz týbbi terimin baþ harfini seçiniz.

A |  B |  C |  Ç |  D |  E |  F |  G |  H |  I |  Ý |  J |  K |  L |  M |  N |  O |  Ö |  P |  R |  S |  Þ |  T |  U |  Ü |  V |  Y |  Z

KABAKULAK
Kulakaltı tükürük bezlerinin iltihaplanması durumudur.

KABIZLIK
Dışkı miktarının azalması, dışkının normalden daha sert hale gelmesi ve dışa çıkımın azalması durumudur.

KAFEİZM
Yüksek miktarda düzenli olarak kahve (bir fincan kahve 50-150 mg kafein içerir.)içilmesine bağlı olarak ortay çıkandeğişken ağırlıklı kronik zehirlenme.

KAKOZMİ
HoÅŸ olmayan koku.

KALORİ
İnsan vücudunun belirli bir maddenin metabolizması sonucunda ortaya çıkan enerji miktarı.

KALSEMİ
Kandaki kalsiyum miktarı.

KALSİFİKASYON
Dokularda kalsiyumun depolanması.

KALSİNOZ
Kalsiyum tuzlarının deride, derialtı dokularda, daha seyrek olarak kas krişlerinde, eklem çevresi dokularında ve kaslarda depolanmasıyla beliren bir hastalık.

KALSİYÜRİ
İdrarla günlük olarak atılan kalsiyum miktarı.

KALYUM
Potasyum.

KANAMA ZAMANI (kz)
Trombosit işlevlerini ve kanın kendi kendine durma düzeyini ölçmeye yönelik inceleme yöntemi.

KANGREN
Doku parçalanması ve hemoglobin yıkımı sonucunda renk değişimi ,ile kendini belli eden doku ölümü.

KANSER
Epitel dokulardan kaynaklanan kötü huylu tümör.

KANSIZLIK
Genel dolaşımdaki kanda hemoglobin miktarının düşmesi.

KARANTİNA
Ağır ve bulaşcı bir enfeksiyon hastalığına yakalanmış bir kişinin ya da grubun belirli bir süre toplumdan yalıtılmasına dayanan bir hijyen önlemi.

KARDİAK
Kalbe ait.

KARDİYOLOJİ
Kalbi inceleyen bilim dalı.

KARFOLOJİ
Ellerin ve parmakların sürekli ve kendiliğinden hareketi.

KARMİNATİFLER
Mide ve bağırsak sisteminden gaz çıkışını kolaylaştıran ilaçlardır.

KARSİNOZ
Kötü huylu bir tümörün vücuda yayılması.

KARÜNKÜL
Ufak et şeklinde büyümeler gösteren anatomik oluşumlar tanımlayan terim.

KAŞEKSİ
Aşırı kilo kaybı, deri altı yağ dokusundaki azalma, kas kütlesinde azalma ve hatta iç organlarda küçülme, derideki değişiklikler,saç dökülmeleri, vb... belirtileri olan vücudun gerilemesi durumudur.Nedenleri arasında uzun süreli açlık, yetersiz beslenme gibi durumlar yer alabilir.

KATABOLİZMA
Vücutta karbonhidrat,protein ve yağların yıkıma uğratıldığı metabolizma süreci.

KATAPLEKSİ
İskelet kaslarının ani ve istemsiz bir biçimde gevşemesi.

KATARAKT
Gözün merceğinin saydamlığını yitirmesi.

KELOİD
Eski bir kesi veya ameliyat yerinde aşırı nedbe dokusu oluşmasıdır.

KEMOZİS
Konjiktivanın ( gözün dış zarı )altında sıvı birikmesi.

KERATİT
Kornea (saydam tabaka) iltihabı.

KERATOKONJUNKTİVİT
Aynı anda hem kornea, hem de konjuktiva iltihabının görüldüğü göz hastalığı

KERATOKOP
Korneayı muayene etmeye yarayan alet.

KERATOMA
Nasır.

KERNİKTARUS
Bilirubin nedeniyle beyinin bazı bölümlerinden beyin hücrelerinin yıkımı.Çocukta zeka geriliği ve spastisite görülebilir.

KEROTİNİZASYON
BoynuzlaÅŸma.

KETONEMİ
Kanda keton bulunması.

KETONÜRİ
İdrarda keton madde varlığı.

KİST
Etrafı membranla (zar) çevrili içi sıvı dolu oluşumlar. Büyüklükleri muhtelif olup vücüdun her tarafında oluşabilir.

KİST HİDATİK
Bazı organlarda (daha çok karaciger, akciğer, beyin) ekinokok adı verilen parazitlerin neden olduğu içi berrak su görünümünde kistler.

KİST SEBASE
Yağ bezlerinin büyümesi sonucu deri altında oluşan kistler.

KIZAMIK
Salgın yapan virütik bir çocukluk çağı hastalığıdır.Kırmızı hafif kabarık döküntüler halinde kendini gösterir.

KLEPTOMANİ
Herhangi bir ihtiyacı olmaksızın önüne geçemediği çalma isteği.

KLOSTROFOBİ
Kapalı yerlerden sebepsiz yere korkma reaksiyonudur.

KOBALAMİN
B12 vitamini.

KOCH BASİLİ
Tüberküloza neden olan mikroorganizmanın adı.

KOİTUS
Cinsel birleÅŸme

KOİTUS İNTERRUPTUS
Cinsel birleşmenin dölllenmeyi engellemek amacıyla kesilmesi.

KOLANJİOGRAFİ
Safra yollarının biçim ve işlevinin incelendiği radyolojik yöntem.

KOLANJİOM
Karaciğede sfra yollarını döşeyen hücrelerden kaynaklanan tümör.İyi ya da kötü huylu olabilir.

KOLEKSİYONOMANİ
Çeşitli nesneleri arayıp bulma ve titizlikle toplayıp saklanmaya dayanan çok yaygın bir mani biçimidir.

KOLEMİ
Kanda safra pigmentinin anormal olarak yüksek bulunmasıyla ilgili patolojik durum.

KOLEPERİTON
Safranın karın zarı boşluğuna yayılmasıyla ortaya çıkan iltihaplanma.

KOLESİSTEKTOMİ
Cerrahi girişimle safra kesesinin alınması.

KOLESİSTİT
Akut ya da kronik safra kesesi iltihabı.

KOLESİSTOGRAFİ
Safra kesesi biçimini ve işlevsel durumunu saptamak amacıyla yapılan radyolojik inceleme.

KOLESTEROL
Bütün dokularda yer alan, yağda çözülebilen, alkl yapısında kimyasal madde.

KOLESTEROL LDL
Kalp damar sistemi hastalıklarının oluşumunda belirleyici rolü olduğu kabul edilen ve düşük yoğunluklu lipoproteinlerde bulunan kolesterol türevidir.Kandaki normal değeri 130 mg/dl’nin altındadır.Bunun üzerindeki değerler kalp damar sistemi rahatsızlıklarına yakalanma olasılığını artırır.

KOLİMETRİ
Suda bulunan koli basili sayısının belirlenmesi.

KOLİT
Kalınbağırsağın iltihaplanmasıyla ortaya çıkan hastalık.

KOLLAPS
Dolaşım sistemi ya da akciğer hastalıklarından, bu organların işlevlerindeki akut yetersizliği belirtmek için kulanılan terim.

KOLOBOM
Göz küresi altındaki yapılarda bir yarık bulunması biçiminde ortaya çıkan doğumsal oluşum bozukluğu.

KOLON
Kalınbağırsağın en uzun bölümü.

KOLONOSKOPİ
Anüs (makat) kanalından esnek optik lifli bir aletle girilerek tüm kalınbağırsağın görülmesini sağlayan inceleme yöntemi.

KOLOSTOMİ
Bağırsakta bulunan maddelerin dışarıya boşaltılması amacıyla,kalınbağırsağın, karın duvarında bir ağızla geçici ya da kalıcı olarak dışarı açılması.

KOLÜRİ
İdrarda safra bulunması.

KOMPLİKASYON
Bir hastalığın gidişi sırasında, hastalığa eklenen ve hastalığı ağırlaştıran tablo.

KONAK
Tıpta, bir asalağın üzerinde yaşadığı ve enfekte ettiği bireyi tanımlayan terimdir.

KONJİKTİVA
Göz küresinin ön bölümünü ve göz kapağının arka yüzünü örten ince, düz, parlak saydam zar.

KONJUNKTİVİT
Konjunktiva iltihabı.

KONTAKT LENS
Kornea (saydam tabaka) üzerine yerleştirilen, genellikle akrilik maddeden yapılan özel mercek.

KONTRAKTÜR
Bir ya da daha fazla kas grubunun kalıcı ve sürekli kasılmasıyla nitelenen patolojik durum; kas sertliği.

KORKU
Gerçek ya da hayali bir tehlike ya da ağrı sonucunda şiddetli bir heyecan ve dehşete kapılma haliyle ortaya çıkan duyusal durum.

KORNEA
Gözün ön bölümünde yer alan saydam katman.

KORONER YOÄžUN BAKIM
Kalp krizi sonucunda ortaya çıkabilecek acil yardım gerektiren kalp ve dolaşım sorunlarının (ritim bozuklukları, kalp durması)anında tedavisi için uygun arç ve gereçlerle donatılmış tedavi bölümü.

KORPUS
Gövde.

KORTİZOL
Böbrek üstü bezlerinden salgılanan ve birçok metabolik işlevi olan hormon.

KORYOAMNİYOTİK ZAR
Dölütü örten,amniyon ve koryon zarlarının birleşmesinden oluşan zar.

KÖPRÜ
Diş hekimliğinde dişteki eksik yapıların yerini tutan bir protez.

KÖRLÜK
Görme duyusunun eksilmesi.

KRAMP
Bir ya da daha fazla kasta ani gelişen istemdışı ve ağrılı kas kasılması.

KRANYOŞİZİS
Kafatasının doğumsal çatlağı.

KRENOTERAPİ
Madensularının vücutta yaptığı etkilerden yararlanan tedavi yöntemi.

KSEROFTALMİ
Konjunktiva mukozasının özgül parlaklığının yitirerek olağan dışı kuruması.

KUARTON SITMA
Plasmodium malariae ile oluşan ve 72 saatte bir gelen ateş nöbetlerinin görüldüğü sıtma türü.

KÜRETAJ
Küretajın kelime anlamı kazımaktır.Yeni başlamış hamileliklerin eşlerin isteği doğrultusunda ceninin alınması işlemidir.


OSTEOARTRİT:
Bir eklem yüzeyine komşu olan kemik dokusunun akut ya da kronik iltihabı.