Kan Hakkýnda Aradýðýnýz Herþey!   | Anasayfa  |  Reklam  |  Ýletiþim
Hotel & Otel
       Kan Gruplarý
       Nasýl Kan Verilir?
       Kimler Kan Verebilir?
       Kan Uyuþmazlýðý
       Kansýzlýk Sorunu
       Kalýtsal Kansýzlýk
       Kandaki Testler
       Kan Arama
       Kan Grubu Diyeti
       Kanserden Korunma
      Kan Grubu & Kiþilik          Týbbi Sözlük          Burçlara Göre Saðlýk          AIDS Nedir?          AIDS'in Belirtileri
            


   Tbb Szlk





Lütfen aradýðýnýz týbbi terimin baþ harfini seçiniz.

A |  B |  C |  Ç |  D |  E |  F |  G |  H |  I |  Ý |  J |  K |  L |  M |  N |  O |  Ö |  P |  R |  S |  Þ |  T |  U |  Ü |  V |  Y |  Z

OBDUKSİYON
Otopsi.

OBEZ
ÅžiÅŸman.

OBEZİTE
Şişmanlık.

OBJE
Görülebilen veya dokunulanilen herhangi bir şey.

OBJEKTİF
Duyulup, görülebilen, idrak edilebilen.

OBLİTERASYON:
Vücudun boş bir yapısının gitgide kapanmasıyla sonuçlanan bir süreci tanımlayan terim.

OBSESYON
Daimi endişe,fikri sabit, nöroz.

OBSTETRİ
DoÄŸum bilgisi.

OBSTETRİK PARALİZ:
Doğum sırasında yaşanan zorlamalara bağlı olarak yenidoğanın bir ya da daha çok ekleminde ortaya çıkan felç.

OBSTETRİK:
Tıbbın gebelik, doğum ve loğusalığı inceleyen bölüm.

OBSTRÜKSİYON
Tıkanma, engel.

ODİNOFAJİ:
Yutmada ağrı.

ODİOGRAM
Kulağın işitme gücünün kaydıdır, odiometri cihazı ile ölçülür.

ODONTALJİ:
dişlerdeki her türlü ağrı.

ODONTOM:
Diş dokularından kaynaklanan iyi huylu tümör.

ODONTORAJİ:
Diş kökenli kanama.

ODYOLOJİ:
İşitme işlevini tüm fiziksel, fiziksel, fizyolojik ve nörolojik öğeleriyle inceleyen tıp dalı.

ODYOMETRİ:
İşitmenin işlevsel özelliklerini ölçen yöntem.

OEDİPUS KOMPLEKSİ
Erkek çocuğun annesine karşı duyduğu bilinçsiz yakınlık nedeniyle babasını kıskanması ve bununla ilgili ruhsal bozukluklar kompleksine verilen isimdir.

OFTALMİ:
Gözde iltihaplanma.

OFTALMİK
Göze ait.

OFTALMİT:
Göz küresinin iltihabı.

OFTALMOLOJİ
Göz ve göz hastalıkları ile uğraşan bilim dalı.

OFTALMOPLEJİ
Göze ait sinirlerin felci sonucu göz kapağının düşmesi ve gözün hareket edememesi ile birlikte oluşan tablo.

OFTALMOSKOP
Göz içi muayenesinde kullanılan bir alet.

OFTALMOSKOPİ
Oftalmoskop ile gözün içinin muayene edilmesi.

OKSİPUT
Başın arka kısmı.

OKSİYÜR:
Kılkurdu.İnsanda bulunan tek türü Enterobius vermicularis.

OKULOMOTORYUS
Gözü hareket ettiren sinirlerden birisidir.(3.kafa çifti Nervus Oculomotorius)

OLFAKTORYUS
Koku siniri.(Nervus Olfactorius)

OLİGO
Geri,küçük.

OLİGOSPERMİ
Menide spermatozoidlerin normalden az oluÅŸu.

OLİGÜRİ
İdrarın normalden az çıkartılması

ONİKOFAJİ:
Tırnak yeme alışkanlığı.

ONKOLOJİ
Tümöral oluşumlarla ilgili bilim dalı.

ONKOLOJİ:
Tıp bilimlerinin, tümörlerin patolojisi ve nedenlerini inceleyen bilim dalı.

OPAK
Donuk, ÅŸeffaf olmayan.

OPERABL
Ameliyat edilebilir, ameliyat edilmekle halen bir şansı olan. ( aksi; inoperabl )

OPERASYON
Cerrahi müdahale, ameliyat.

OPİAT
uyuÅŸturucu maddesi.

OPİSTOTONUS
Tetanoz hastalığında belirgin olarak oluşan vücudun yay şeklini alarak kasılmsı durumu.

ORBİTOGRAFİ:
Göz çukurunun radyolojik olarak incelenmesi.

ORŞEKTOMİ
Erbezlerinin cerrahi girişm ile çıkarılaması.

ORŞİT:
Erbezi iltihabı.

ORTOPEDİ:
Vücudun hareket sisteminin morfalojisini ve işlevini değiştiren doğumsal,sonradan edinilmiş ya da travma soucu oluşan lezyonları incelemeye, önlemeye ve tedavi etmeye yönelik tıp uzmanlık dalı.

ORTOPNE:
Hastada yatar durumda beliren, oturduğunda kaybolan nefes darlığı.

ORTOPTİ:
Şaşılık ya da ambliyopi gibi görme bozukluklarının egzersiz yoluyla düzeltilmesini amaçlayan bilim dalı.

ORTOSTATİK:
Ayakta durmaya bağlı olarak gelişen olayları tanımlayan terim.

OSKÜLTASYON:
solunum, kalp, karın bölgesi hastalıklarının tanısında kullanılan dinleme muayene yöntemi.

OSTEİT:
Kemik iltihabı.

OSTEOARTRİT:
Bir eklem yüzeyine komşu olan kemik dokusunun akut ya da kronik iltihabı.

OSTEOBLASTOM:
Ender olarak görülen, iyi huylu bir kemik tümörü.

OSTEOFİT
Kemiklerde patalojik olarak oluşan çıkıntı şeklindeki oluşumlar.

OSTEOFİT:
Artroz (eklem kireçlenmesi) başta olmak üzere, eklem bozukluklarına neden olan çşitli hastalıklar sırasında eklemde ve çevresinde gelişen gaga ya da ibik biçimli düzensiz kemik oluşumları.

OSTEOGENESİS
Kemik oluÅŸumu, kemiklerin geliÅŸimi.

OSTEOGENESİS İMPERFEKTA
Kemiklerin kolayca kırılacak şekilde gevrek oluşu ile karekterize kalıtsal nitelik gösteren hastalık.

OSTEOJENİK
Kemik yapıcı.

OSTEOLİZ
Kemiğin çürümesi, nekrozu, erimesi.

OSTEOLİZ:
Kemiğin bir bölümünde doku yıkımıyla oluşan lezyon.

OSTEOMALASİ
Kemiklerin yumuşaması ile karekterize bir hastalık.

OSTEOMİYELİT:
Kemiğin ve kemik iliğinin birlikte iltihabı.

OSTEOPLASTİ
Kusurrlu kemiği düzeltme veya sağlam kemikle değiştirme ameliyatı.

OSTEOSARKOM:
Genellikle 10-20 yaş arasında görülen kötü huylu birinci kemik tümörü.

OTALJİ:
Kulak ağrısı.

OTİT:
Kulak iltihabı.

OTİZM:
Genellikle çocuklarda görülen ve gerçeklikten uzaklaşarak içine kapandığı davranış ve düşünce biçimi.

OTOENTOKSİKASYON:
normal koşullarda karaciğer, böbrek deri ve akciğer gibi organlar tarafından vücuttan atılan zehirli maddelerin çeşitli nedenlerle atılamayarak vücutta birikmesi ve zehirlenmeye yol açması.

OTOPSİ:
Ölüm nedenini saptamak amacıyla, kadavra üzerinde uygulanan ve iç organların tek tek incelenmesi için kesitlere ayırma işleminden oluşan girişimler bütünü.

OVARİT:
Yumurtalık iltihabı.

OVOBLAST
Yumurtanın geliştiği hücre, yumurta hücresi.

OVOSİT
Olgunlaşma devresinden önceki dişi cinsiyet hücresi.

OVÜL:
yumurta hücresine verilen ad.

OVÜLASYON
Kadınlarda yumurtalıklarda ovüm'ün (Yumurtanın) atılmasıdır. Ovülasyon genellikle adet dönemlerinin ortasına rastlayan 11-14. günler arasında olur.

OZON:
Üç oksijen atomundan oluşan gaz molekülü.


ADENOIDIT
Geniz bademciklerinin iltihabı.